Bu gönderiyi beğenmek ya da bu gönderiye yorum yapmak için üyelik hesabınıza girin.
ORTAKALAN
 SÜTAŞ haberi 15.09.2020
''Çiftlikten Sofralara iş modelimizin özünde sürdürülebilirlik var''
Sütaş, ekonomik, sosyal, çevresel ve kurumsal yönetim boyutlarıyla ele aldığı sürdürülebilirlik çalışmalarını ve 2019 yılında bu alanda kaydettiği gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı

Sütaş, 2019 yılı boyunca gerçekleştirdiği sürdürülebilirlik çalışmalarını ve kaydettiği gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı. Sütaş Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, “Dünyamız iklim değişikliğinin yol açtığı küresel ısınma ve doğal kaynakların hızla tükenmesinin yarattığı tehditlerle mücadele etmeye çalışırken, bu sene başında ortaya çıkan salgın her birimizi pek çok açıdan ciddi biçimde etkiledi. Bu süreç, çocuklarımıza daha yaşanır bir dünya bırakmak için hiç gecikmeden, hep birlikte ve daha büyük bir inançla mücadele etmemiz gerekliliğini bir kez daha hatırlattı. ‘Sürdürülebilir bir dünya’ hedefinin, devletlerin, tüm kurumların ve bireylerin ortak amacı olması artık kaçınılmaz hale geldi. Bu evrensel amaç doğrultusunda sürdürülebilirliği, kurumsal kültürümüzün ve ‘Çiftlikten Sofralara’ iş modelimizin özüne yerleştirdik. Mutlu ve sağlıklı bireyler, refah içinde bir toplum ve temiz bir çevre hedefiyle, sütün iyiliğini ve bereketini yaymak için 45 yıldır tutkuyla çalışıyoruz” diye konuştu.

Sütaş, Tesisleri’nin elektrik ihtiyacının yüzde 80’ini çiftliklerinin gübrelerinden karşılıyor
Yılmaz, “Sütaş’ın üç entegre tesisinde de biyogaz, elektrik ve gübre üretimi yapılıyor. İneklerimizin gübreleri ve diğer tüm organik atıkları işleyip yenilenebilir enerjiye dönüştürerek; elektrik, sıcak su ve buhar elde ediyoruz. Tesislerimizin kullandığı elektriğin yüzde 80’ini ürettiğimiz bu yenilenebilir enerjiden karşılıyoruz. Biyogaz tesislerinin çıktılarını da organik ve organomineral gübre olarak değerlendiriyoruz. Bu gübreler, sadece ürün verimliliğini artırmakla kalmıyor, toprağın organik yapısını güçlendirmesi açısından da önem taşıyor. Her yıl 62 bin ton organik gübre ile 50 bin dekar toprağı daha verimli hale getiriyoruz” dedi.

Yılmaz, 2019 yılında 345 bin ton sera gazı azaltımı sağlayan Sütaş’ın sürdürülebilirlik alanında son 7 yıldır yürüttüğü faaliyetler sonucunda toplam 28,5 milyon ağacın yapabileceğine eşdeğer, sera gazı salımını önlediğini kaydetti.

Enerji verimliliği alanındaki çalışmaların yanı sıra; sıfır atık, lojistikte iyileştirmeler ve ambalaj malzemesi kullanımını azaltmak üzere de sürekli çalışmalar yaptıklarını belirten Yılmaz “2018 yılında Sıfır Atık Üretim Ödülü almıştık. ‘Sıfır atık’ hedefiyle yaptığımız çalışmalar sonucunda bu sene Sütaş Entegre Tesisleri’nin tamamı için Sıfır Atık Belgelerimizi aldık. Lojistik verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalarımız sayesinde de 9 bin ton sera gazı azaltımı sağladık. Bu, dünyanın çevresini 1.180 kez daha az dolaşmak demek. Geçtiğimiz yıl, 389 ton daha az ambalaj malzemesi kullandık. Önümüzdeki süreçte ambalajlarımızdaki plastik oranını düşürmeye yönelik çalışmaları daha da geliştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin dört bir yanında 7 bin kişilik istihdam, 27 bin üretici aileye düzenli gelir
Yılmaz, “Sütçülük, yüksek katma değer yaratan, sürekli ve düzenli gelir ve istihdam sağlayan, toplumsal refaha katkıda bulunan bereketli bir meslek. 7 bin kişiye istihdam sağlayan Sütaş, bir önceki yıla göre yüzde 18 büyüme kaydederek 3,9 milyar TL net ciroya ulaştı. Günde 2,5 milyon litre süt işleyerek 6,5 milyon paket süt ürünü üretiyoruz. Yaklaşık 12 bin 200 dekar alanda yem bitkileri ve kaba yem üretimi yapıyor, yem fabrikalarımızda yılda 432 bin ton konsantre yem üretiyoruz. Geçtiğimiz yıl 21 il, bin 350 köydeki 27 bin üretici aileden çiğ süt tedarik ettik” diyerek süt üretiminin ülke ekonomisine kattığı değerin altını çizdi.

Pandemi, sütün önemini bir kez daha hatırlattı
Toplumun her kesiminin mucizevi bir gıda olan süt ve süt ürünlerine en kolay ve en hesaplı şekilde erişmesini sağlamak için gayret ettiklerini ifade eden Yılmaz, “Bağışıklık sistemini güçlendirecek şekilde beslenmenin çok önemli olduğu şu günlerde tüm dünya, sağlıklı beslenme açısından sütün önemini bir kez daha hatırladı” diyerek ineklerin beslendiği ottan sofralara ulaşan süt ve süt ürünlerine kadar tüm süreci Sütaş’ın ‘Çiftlikten Sofralara’ entegre iş modeliyle yönetip kontrol altında tutarak ürünlerinin doğallığını, tazeliğini ve lezzetini güvence altına aldığını belirtti. 

Sütaş Süt Hayvancılığı Uygulamalı Eğitim Merkezleri’ni 30 bini aşkın kişi ziyaret etti
Yılmaz sözlerine “Toplumun sağlıklı süt ve süt ürünleri tüketebilmesi için çiğ süt kalitesini artırmak ve verimliliği sağlamak üzere Sütaş Süt Hayvancılığı Uygulamalı Eğitim Merkezleri’nde ücretsiz eğitimler veriyoruz. Kamu-Üniversite-Sanayi iş birliğinin iyi örneklerinden biri olarak gösterilen bu merkezleri 30 bini aşkın süt üreticisi, girişimci, teknik eleman ve öğrenci ziyaret etti. Eğitimlerimize katılan yaklaşık yirmi bin kursiyer, Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı sertifika aldı” diyerek devam etti.

Evrensel kurumsal yönetim ilkeleriyle daha güçlü bir kurum
Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu listesinde 57’nci sırada yer alan Sütaş, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği tarafından son 5 yıldır üst üste ‘En Yüksek Kurumsal Yönetim Notuna Sahip Halka Açık Olmayan Aile Şirketi’ ödülüne layık görülüyor.

Sürdürülebilirlik çalışmalarında emeği olan herkese, destekleyip yüreklendiren iş ortaklarına, tüketicilerine, ilham veren tüm Sütaş dostlarına ve sürdürülebilirlik gönüllülerine teşekkür eden Yılmaz, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da çocuklara daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle, Sütaşkı’yla çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.