Bu gönderiyi beğenmek ya da bu gönderiye yorum yapmak için üyelik hesabınıza girin.
ORTAKALAN
 LİLA GROUP haberi 3 Aralık 2019
Lila Group, üretim kapasitesini yüzde 50 artırıyor
Geçtiğimiz günlerde 450 milyon TL yatırım ile yeni bir üretim tesisi daha kuran Lila Group, kağıt üretim kapasitesini yüzde 50, istihdamını ise yüzde 35 artıracak. Yaklaşık 2,5 milyar TL'lik Türkiye temizlik kağıtları pazarında ilk üçte yer alan Lila Group'un CEO'su Alp Öğücü, yılsonunda sektör için TL bazında yüzde 35 civarında bir büyüme öngörüyor

Yakın zamanda yeni bir tesis yatırımı yaptınız. Öncelikle bundan bahsedelim dilerseniz. Söz konusu tesisin yatırım bedeli ve Lila Group’a sağlayacağı katkılardan bahsedebilir misiniz? 
Lila Group olarak şu anda tek çatı altında Doğu Avrupa, Türkiye Kafkaslar, MENA bölgesinde en büyük entegre üretim tesisimiz ile beş kıtada 78 ülkeye ihracat yapıyoruz. Çorlu’da bulunan mevcut üretim tesisimizin yanı sıra aynı kampüste, 50 bin metrekare alan üzerine 450 milyon TL yatırım ile yeni bir üretim tesisi daha kuruyoruz. Fabrikamız yeni tesis yatırımı ile aynı kampüs içinde Avrupa’nın en yüksek kapasiteli ikinci entegre tesisi olma özelliği kazanacak.

İhracat yaptığımız ülke sayısını daha da artırarak pazar payımızı büyütmeyi hedeflediğimiz bu yatırımımız için yeni üretim hattımıza göre şu anda kullanmakta olduğumuz makinelerimizi de teknolojik olarak güncelliyoruz. Tüm bu güncelleme çalışmaları ile birlikte enerji tüketiminde toplamda yüzde 15 tasarruf sağlamayı planlıyoruz. Yani bu 4 bin hanenin tükettiği kadar enerjinin sürekli olarak kazanılması ve bu sayede enerji santralimiz aracılığı ile sisteme sunulması demek oluyor. Enerji alanında ülke olarak dışa bağımlı olduğumuzu göz önünde bulundurduğumuzda ülkemiz ve doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliği adına ciddi bir kazanım olduğunu düşünüyoruz. 

Ayrıca yeni tesisimiz, dünyadaki örnekleri ile karşılaştırıldığında birçok ‘ilk’e imza atıyor. Grubumuzun çevre ve sürdürülebilirlik konularındaki hassasiyeti doğrultusunda dizayn edilen yeni tesis pek çok ilki de içinde barındıracak. ‘ReTurne’ adı verilen bir ekipman Türkiye’de ilk defa bir kâğıt üretim makinasında kullanılacak olup, makineye konulacak olan bir türbin vasıtası ile üretimde kullanılacak suyun enerjisinden faydalanılarak ton başına tüketilen toplam elektrikte ‘Visco Nip’ ile de ürünü kurutmak için gerekli olan enerjide tasarruf sağlanacak. Öte yandan ‘ReDry’ sistemi sayesinde de konvansiyonel sistemlerde taze buhar tüketilerek yapılan işlem prosesten çıkan egzoz havası ile gerçekleştirilecek ve bu sayede ton kâğıt başına tüketilen buharda tasarruf sağlanacak. Ayrıca bu sistem sayesinde atmosfere atık olarak ısı verilmiyor ve bu ısı enerjisi proseste tekrar kullanıldığı için çevre dostu bir sistem olarak kabul ediliyor. Tesiste aynı zamanda atık ısı ve yağmur suyu geri kazanımı gibi sistemler de devrede olacak. Tüm bu doğa dostu sistemler sayesinde yılda toplamda yüzde 15 oranında kaynak kullanımında tasarruf sağlanacak.

Tesis ne zaman faaliyete geçecek ve kapasiteyi ne kadar artıracak?
Tesisimizin 2020 yılı ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanıyor. Faaliyete geçmesiyle birlikte mevcut bobin kâğıt üretim kapasitemizi yüzde 50 artırarak yılda toplam 220 bin ton kapasiteye, konverting yani markalı ürün kapasitemizi ise yılda 100 bin tondan 120 bin ton kapasiteye ulaştıracağız. Bununla birlikte çalışan sayımızı da yüzde 35 artıracağız. 

Hâlihazırda kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz? Bu alandaki pazar payınız ve hedeflerinizle ilgili neler söylemek istersiniz?
Ülkemizde hijyenik temizlik kâğıdı sektörü rekabetin yoğun yaşandığı bir sektör. Lila Group olarak şu anda yaklaşık 2,5 milyar TL’lik cirosu olan Türkiye temizlik kağıtları sektöründe, pazarda ilk üçte yer alıyoruz.  

Hâlihazırda 78 olan ihracat yaptığımız ülke sayısını daha da artırarak yurt dışında da pazar payımızı büyütmeyi hedefliyor, tüketici ihtiyaçlarını ön planda tutarak geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimizle markalarımızı, bulundukları segmentlerde lider konuma getirmeyi amaçlıyoruz.

Diğer yandan satış ve dağıtım gücümüzün devamlılığı ve yeni iş ortaklıkları elbette gündemimizde yerini koruyor. Ürün ve hizmet kalitesini sürekli geliştirmek ve müşterilerimizin mevcut ihtiyaç ve beklentilerine göre stratejilerimizi belirlemeye devam ediyoruz.

Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı ve cari açığın kapatılmasına destek olmayı sürdürmek istiyoruz ve şu anda sektöründe ithalatından daha fazla ihracat yapan tek kurum olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. 

Lila Group çevre ve sürdürülebilirlik konularında da oldukça hassas bir kurum. Bu konuda neler yapıyor ya da neler yapmayı planlıyorsunuz?
Sosyal sorumluluk alanı olarak sahiplendiğimiz ve hayata geçirdiğimiz projelerimizde özellikle çevre ve eğitim alanları yer alıyor. Lila Group olarak sağlıklı, sürdürülebilir bir geleceğin, iyi eğitim almış, araştıran, sorgulayan, yeteneklerinin farkında olan ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmiş çocuklarla mümkün olacağını savunuyoruz. Bu düşünce bizi her çocuğun nitelikli eğitim hakkına sahip olması gerektiği gerçeğine ulaştırıyor. Aslına bakılırsa işin özünde hayata karşı, doğaya karşı, toplumsal olaylara karşı bir farkında olma ve az ya da çok, büyük ya da küçük, bölgesel ya da kitlesel harekete geçme hali olduğunu söyleyebiliriz. Dünyamızın bize sunmuş olduğu doğal kaynakların sonsuz olmadığının farkında olma, küresel iklim değişikliği konusunun farkında olma, nitelikli eğitimin her çocuğun hakkı olduğunun farkında olma gibi sıralayabiliriz… Biz grup olarak her zaman bu konuların farkında olduk ve kendimizi içinde yaşadığımız dünya ve topluma karşı borçlu hissettik. Bunun için de farklı projelerde farkındalık artırmaya ve elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz.
Bugüne kadar hayata geçirdiğiniz KSS projelerimizden bahsetmek gerekirse şöyle sıralayabiliriz:

Sektörümüzün sosyal sorumluluk alanında ilk örneği olan iş birliğini 2010 yılında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile başlattık. İmzaladığımız protokol kapsamında Maylo markalı ürünlerimizin satışından elde edilen gelirin bir kısmını 9 yıldan bu yana TEGV’e aktararak bugüne kadar 20 binden fazla çocuğunun eğitimine katkıda bulunduk. 

Sosyal Sorumluluk anlayışımızı tüm iş ortaklarımızla paylaşıyoruz çünkü iyiliğin birlikte çoğalacağına inanıyoruz. Bu kapsamda 2018 yılında Haziran ve Eylül aylarında 2 aşamalı olarak “TEGV’e 25 Bin Kitap” projesini hayata geçirdik. Gıda perakendesinin öncü şirketi Migros ve TEGV iş birliğinde yürütülen kampanyada Migros mağazalarında satılan özel tasarlanmış Maylo ürünlerinin geliri ile TEGV’e hediye etmek üzere 25 bin kitap temin ettik. 

Her ne kadar KSS olarak daha çok eğitim ve çevre konusunu sahiplenmiş olsak da zaman zaman çeşitli sponsorluklarla kültür-sanat ve spor faaliyetlerini de desteklemekten geri durmuyoruz. Örneğin yine 2018 yılında ödüllü Sualtı Fotoğraf Sanatçısı Taci Yücedere’nin “TEGV’le Sualtından Geleceğe” isimli fotoğraf sergisine sponsor olduk. 29 – 30 Eylül günlerinde Beşiktaş Deniz Müzesi’nde gerçekleşen serginin geliri yine TEGV’e bağışlanarak 525 çocuğumuzun eğitimine katkı sağlandı. Lila Group’un 3’üncü fotoğraf sergisi sponsorluğu olan bu sergiden önce 2011 yılında ‘Uzaktan Yakından’, 2013 yılında ‘İki Yaka Bir Şehir’ adlı tamamı İstanbul fotoğraflarından oluşan bir sergiydi ve bu sergilerden elde edilen gelirler de yine TEGV’e bağışlandı. Lila Group olarak ‘İki Yaka Bir Şehir’ sergisinden elde edilen gelir ile 430, ‘Uzaktan Yakından’ sergisinden elde edilen gelir ile 257 çocuğun eğitimine destek olduk. Hem sanata ve sanatçıya olan desteği hem de nitelikli eğitimle çocukları buluşturma arzusunu birleştiren grubumuz sergilerle bugüne kadar bin 212 çocuğun geleceğine dokunmuş oldu.

Ayrıca çevre ve sürdürülebilirlik konularındaki hassasiyetimiz ile ilintili olarak sektörümüze değer katan endüstriyel ağaç tarımı konusunda 2014 yılında ENAT’a (Endüstriyel Ağaç Tarımı A.Ş) sponsor olarak endüstriyel amaçlı bir projeye imza attık ve kıymetli sanatçımız Ediz Hun’un da desteği ile ‘Sofia Ormanları Yok Etmez’ kampanyamızı hayata geçirdik. Projemizin başlamasından bu yana 50 bin ağaç dikimi gerçekleştirdik. “Sofia Ormanları Yok Etmez” projesi kapsamında her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu ve benzeri projelerimizle; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde (3,5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin bir devamı olarak bu yıl yine Migros ile işbirliği yaparak TEMA’ya 10 bin fidan bağışı yaptık ve bir hatıra ormanı oluşturduk.

Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Group’un kâğıt iş kolunda her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye’ye orman kazandırmış olacağız. 

Son olarak 2018 yılında Tekirdağ’da yer alan TEGV Fibria Öğrenim Birimini hayata geçirdik. Fibria Brezilya’nın ormancılık şirketlerinden ve grubumuzun en önemli selüloz tedarikçisi olan Fibria ve TEGV’i aynı projede buluşturduk. Lila Group Tekirdağ’da TEGV Tekirdağ Fibria öğrenim birimi ile 6-14 yaş aralığındaki 7 bin çocuğu bu birimde nitelikli eğitimle buluşturdu. 

TEGV ile kurduğu iş birliğini sürdürülebilir kılmak üzere çeşitli projeler geliştiren grubumuz, Tekirdağ’da hayata geçirilen TEGV Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi’nin ardından Çorlu’da tamamen Lila Group desteği ile açılacak bir öğrenim birimi projesi için çalışmalara başladı. Grubumuz tarafından yeni açılacak öğrenim birimi için arazi satın alımı yapıldı, fizibilite çalışmalarımızın ardından inşaasına başlandı ve eğitim birimimiz 2020’de hizmete açılacak.

10. yılımıza girdiğimiz Lila Group&TEGV iş birliğinde devam eden ve planlanan projelerle eğitim özelinde TEGV – Lila Group iş birliği devam edecek ve geleceğimizin emanetçisi çocuklarımızın eğitimine katkı sağlayacağız.

Bunun dışında Lila Group olarak Kadın istihdamını artırmak ve kadınların daha üst pozisyonlarda görev almasını sağlamak adına gerekli farkındalığı oluşturmak için de çeşitli çalışmalarımız devam etmekte olup LEAD Network’ün Türkiye ve Global’de kurumsal üyesiyiz. Üstelik kadın yönetici oranını artırmak adına 2019 yılında Globalde takip edilen CEO Pledge’i Türkiye’den imzalayan ilk firma olduk. Hedefimiz 5 yıl içinde bugünkü kadın yönetici oranımızı yüzde 5 artırmak bu amaca hizmet etmesi için aksiyon planımızı oluşturduk ve hatta farklı projelere de başladık.

Kurumun sosyal sorumluluk anlayışı gereği tüm paydaşlara dokunmak için en kıymetli sermayemiz olan entelektüel sermayemiz yani çalışanlarımızla birlikte de sosyal sorumluluk projelerine destek olmayı seviyoruz. Bu anlamda İstanbul Maratonuna her yıl katılım sağlıyoruz. Bu yıl 5’inci kez katıldığımız Maraton’da Siirt Kurtalan’daki 5 bin çocuğumuzun eğitimine katkı sağlamak adına 63 çalışanımızla 23 bin 730 TL bağış topladık ve 119 çocuğumuzun eğitimine katkı sağladık. 2018 yılında TEGV’i “Mardin’e Koş, Eğitime Koş!” sloganıyla destekledik. 70 çalışma arkadaşımızla Mardin Savur’daki çocuklarımızın 5 yıllık eğitimine katkı sağlamak adına bağış topladık ve sonuç olarak da 147 çocuğumuzu nitelikli eğitim ile buluşturduk. 2017 yılında yine TEGV için koşmuş 30 çocuğa ulaşabilmiştik. Bu yıl TEGV adına bağış toplayan kurumlar arasında 5’inci sırada yer aldık. Bu yılki başarımız farkındalığın ne denli arttığını da gösteren bir sonuç olması açısından memnuniyet yarattı.

İçinde bulunduğunuz hijyenik temizlik kâğıdı sektörünün durumuyla ilgili neler söylersiniz? Sektördeki pazar payınız ve büyüme rakamlarınızla ilgili bilgi verebilir misiniz?
Lila Group olarak şu anda yaklaşık 2,5 milyar TL’lik Türkiye temizlik kâğıtları pazarında ilk üçte yer alıyoruz. 

Bildiğiniz gibi sektörümüzün ana hammaddesi olan selülozu ithal etmek zorundayız. 2017 yılı itibariyle dünya çapında yaşanan selüloz fiyatlarındaki artış tüm sektörü olduğu gibi bizi de etkileyen bir konu oldu. Ancak ürünlerimiz temel tüketim ürünü olması ve hijyen sağlaması sebebiyle hayatımızda olması gereken temel ihtiyaçlardan. Öte yandan hammadde konusunda bilinçli tüketicilerimiz var. Bunlar geri dönüşüm ve yeşil ürünler konusunda bilinçli tüketiciler. Dolayısıyla hammadde kaynağı belli olan ve güvenilir olduğuna inandıkları ürünleri tercih ediyorlar. Biz de bu nedenle uzun yıllardır tüketicilerimizin de beklentilerini karşılayacak şekilde ISO, FSC, PEFC ve Ecolabel sertifikalarımız ile hem ürünlerimizin hem sürecimizin hem de tüketimlerimizin kontrollü olmasını sağlıyoruz. Bu belgeler sayesinde sürdürülebilirliğe destek oluyor kaynakların korunmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını da sağlamış oluyoruz.

Türkiye’de temizlik kâğıdı pazarının son 3 yıllık büyümesini incelediğimizde; yıllar içinde tutar bazında bir büyüme performansı sergilediğini görüyoruz. Sektör tutar bazında indirim marketleri dahil olarak bakıldığında 2016’da bir önceki yıla oranla toplamda yüzde 12, 2017’de yüzde 28, 2018 yılında ise yüzde 30 büyüme gösterdi. Özellikle geçtiğimiz yıl dünya genelinde selüloz fiyatlarındaki artışla birlikte döviz kurlarındaki ani dalgalanmalar yaşanması etkisiyle maliyet artışları kısmi de olsa fiyatlara yansıdı. Bu durum pazarın tutarsal büyümesine etki etti. 2019 yılı içinse olağanüstü bir durum yaşanmaması halinde yılsonunda sektörümüz için büyüme öngörümüz TL bazında yüzde 35 civarında olacağı yönünde.

Geçtiğimiz günlerde en büyük paydaşlarınızdan biri olan yerel market zincirleri için bir platform hayata geçirdiğinizi duyurdunuz. 'Gün Gelecek Platformu' ne amaçla kuruldu ve neler hedefliyor?
Lila Group olarak Türkiye Aile İşletmeleri Derneği’nin (TAİDER) katkıları ve Pin Grup’un destekleriyle ‘Gün Gelecek Platformu’nu oluşturduk. Ülke ekonomisinde önemli paya sahip, perakende sektöründe faaliyet gösteren yerel market zincirlerinin sürdürülebilirliği ve gelecek kuşaklara sağlıklı olarak devrolabilmesi için ihtiyaç duyulan deneyim, eğitim ve bilgi paylaşım platformu olmasını hedefliyoruz.

Gün Gelecek Platformu ile amacımız; şirketler arasında, deneyim paylaşımına imkân sunmak, birlikte aile, ortaklık ve iş arasındaki dinamik ilişkiyi doğru bir şekilde anlamak ve yönetmek. Bu kapsamda tüm dünyadaki aile şirketlerinin geçmiş deneyimlerinden yararlanarak Türkiye’nin bu alanda doğru temsil edilmesini sağlamayı hedefliyoruz.

Bugün aile şirketlerinin dünya ekonomisinde önemli bir paya sahip olduğunu görüyoruz.  İtalya’da yüzde 99, ABD ve İsveç’te yüzde 90, İsviçre’de yüzde 85, İspanya’da yüzde 80, İngiltere’de yüzde 75, Portekiz’de yüzde 70, Almanya’da yüzde 60 ve Fransa’da yüzde 26 oranında aile şirketi mevcut. Ülkemizde ise şirketlerin yüzde 95’i, halka açık şirketlerin yüzde 75’i aile şirketi ve GSMH’nin yüzde 75’ni aile şirketleri oluşturuyor. Öte yandan Forbes’un en zengin ilk 500 şirketlerinin yüzde 42’si yine aile şirketinden oluşuyor. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 40’ı 1950 – 1980 arası, yüzde 46’sı 1980 – 2000 yıllarında kurulmuş ve kuruluş tarihlerine göre şirketlerin 1. Kuşaktan 2’inci kuşağa veya 2. kuşaktan 3’üncü kuşağa geçiş dönemindeyiz. Fakat ne yazık ki Türkiye’de aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Bu aile şirketlerinin sadece yüzde 30'u ikinci nesle, yüzde 12'si üçüncü nesle geçebiliyor. Dördüncü nesle geçebilenlerin oranı ise yüzde 3'te kalıyor.

Aile şirketlerinde devamlılığı etkileyen önemli etkenlerin arasında aile içindeki uyumun tesisi yer alıyor. Küçük ya da büyük her aile şirketi bu uyumu yakalayabilmek için uğraşmalı. Ortak değerlerin oluşturulması, aile bireylerini birbirine bağlayan geleneklerin yaşatılması ve geliştirilmesi gerekiyor. Her bir aile bireyine birlikte büyüme ve gelişme arzusu aşılanmalı. Buna ek olarak aile içindeki bireysel beceri ve kabiliyetlere de saygı duyulması gerekiyor. Her aile bireyinin aile şirketi içinde çalışması gerekmiyor. Ancak çalışmak isteyen aile fertlerinin de eğitim, iş ve yönetim tecrübesi edinerek liderliğe hazırlanması gerekiyor. 

Yapılan araştırma sonuçlarına göre yönetim kurulunun yalnızca aile üyelerinden oluştuğu kurumlarda başarı oranının yüzde 54, iki veya daha fazla bağımsız yönetim kurulu üyesinin olduğu şirketlerde yüzde 83, büyük çoğunluğun bağımsız üyelerden oluştuğu şirketlerde ise başarı oranının yüzde 96 seviyelerine kadar yükseldiği sonucunu da dikkate aldığımızda yetkinliklere göre aile üyelerinin görev ve sorumluluklarının belirlenmesinin kurumun geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu teyit etmiş oluyoruz.

Hem dünya hem de ülkemiz ekonomisinde bu denli öneme sahip aile şirketlerinin sürdürülebilirliği açısından iş ortaklarımızla böyle bir platformu hayata geçirmiş olmaktan son derece memnunuz. Geçtiğimiz günlerdeki etkinliğimizde Koç Holding bünyesinde pek çok farklı sorumluluğu üstlenmiş olan Cengiz Solakoğlu’nu yerel market zincirleriyle buluşturduk. Bir profesyonel olarak aile şirketinin 3 kuşağıyla birlikte çalışma ve yetki devrinin nasıl gerçekleştiğine dair tecrübelerini bizlere aktardı.  Bu süreçte karşılaştığı zorluklar ve bunların nasıl üstesinden geldiği her birimiz adına çok kıymetli öğretilerdi. Etkinliklerimiz farklı konuşmacı ve eğitim programlarıyla devam edecek.

Lila Group’un orta vadeli hedefleri arasında neler var?
Lila Group olarak orta vadeli hedefimiz, 2023 yılında Türkiye’nin en büyük 100 sanayi kuruluşundan biri olmak. Bunun yanı sıra, hızlı tüketim sektöründe, gıda dışı alanda faaliyet gösteren ilk 5 Türk firmasından biri olmayı hedefliyoruz.

 

Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU / Ortakalan