ORTAKALAN
13.10.2021
IMF, Türkiye beklentilerini güncelledi
Uluslararası Para Fonu (IMF), 2021 yılı için Türkiye'nin büyüme ve enflasyon beklentilerini yükseltti

Uluslararası Para Fonu (IMF), 2021 yılı için Türkiye'nin büyüme beklentisini yükseltti. IMF'in "Global Ekonomik Görünüm Raporu"na göre, Temmuz ayında açıklanan ara raporda yüzde 5,8 olarak tahmin edilen Türkiye'nin 2021 yılı büyümesi, yüzde 9 seviyesine çıkarıldı.

IMF, 2022 yılında yüzde 3,3 olarak tahmin ettiği büyüme rakamında bir değişikliğe gitmedi.

Raporda, enflasyonun bu yıl ortalama yüzde 17, yıl sonunda yüzde 
16,7 olacağı beklentisine yer verildi. Bir önceki raporda ortalama enflasyon beklentisi yüzde 13,6, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 12,5 seviyesinde bulunuyordu.

Gelecek yıl için ortalama enflasyon beklentisi yüzde 11,8'den yüzde 15,4'e, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 11,5'ten yüzde 14,5'e çıkarıldı. Cari açık/GSYH beklentisi bu yıl için yüzde -3,4'ten yüzde -2,4'e revize edilirken, gelecek yıl için yüzde -1,6 olan tahmin değişmedi.

IMF, işsizlik oranı tahminini bu yıl için yüzde 12,4'ten yüzde 12,2'ye çekerken, gelecek yıl için yüzde 11,0 olan tahmine dokunmadı.

"Stagflasyonla uzaktan bile alakası yok”
Küresel ekonomiye ilişkin büyüme öngörüsünü Temmuz raporuna göre 0,1 puan aşağı yönlü revize ile yüzde 5,9’a düşüren IMF, 2022 için yüzde 4,9 büyüme öngörüsünü değiştirmedi. Raporun yayınlandığı basın toplantısında konuşan IMF Başekonomisti Gina Gopinath, gazetecilerin “Stagflasyon endişeleri konusunda ne düşünüyorsunuz” sorusuna büyüme rakamlarının güçlü olması nedeniyle “stagflasyonla uzaktan bile alakası yok” yanıtını verdi.

Küresel ekonomide büyümeye ilişkin risklerin aşağı yönlü olduğunu ve Covid-19 varyantlarının aşılamadan daha hızlı yaygınlaşmasının bu risklerin başında yer aldığını belirten Gopinath’ın stagflasyon sorusuna tam yanıtı ise şöyle: “Tahminlerimize bakarsınız küresel ekonomi yüzde 5, gelecek yıl da yüzde 4,9 büyümesini öngördük. Yani bu bir duraklama değil. Dolayısıyla süreç stagflasyon diyemeyiz. Pandemi nedeniyle arz yönlü şoklardan doları, artan emtia fiyatlarından dolayı enflasyon besleniyor. Bu politika yapmayı daha da karmaşıklaştırıyor. Ama genel manzaraya baktığınızda stagflasyonla uzaktan bile alakası yok.”